Kısa cevap: Sigorta, servet biriktirmek için değil, biriktirdiğiniz şeyi korumak için vardır. Bu yüzden doğru sigorta seçme yaklaşımı şudur: önce hangi riskin gerçekleşmesi bütçenizi çökertir, onu belirleyin; sonra o riski karşılayan poliçeyi mümkün olan en düşük maliyetle alın. Sağlıkta ciddi ameliyat ve yatış masrafları, hayat sigortasında size finansal olarak bağımlı kişiler, mülk sigortasında ise yerine yenisini koyamayacağınız varlıklar öncelik sırasını belirler. Küçük, kendi cebinizden ödeyebileceğiniz hasarlar için sigorta almak genellikle pahalı bir alışkanlıktır.
Acil durum fonu, işsiz kalma ya da beyaz eşyanın bozulması gibi orta ölçekli sarsıntıları karşılamak için kurulur. Ancak bir yoğun bakım süreci, evin yanması veya ailenin ana gelir sağlayıcısının kaybı gibi olaylar, çoğu insanın birikimini kısa sürede tüketir. Sigorta tam bu noktada devreye girer: küçük ve öngörülebilir bir prim ödeyerek, büyük ve öngörülemez bir zararı kurumun üzerine aktarırsınız.
Bu nedenle sigorta kararını bütçenizden bağımsız düşünmemek gerekir. Aylık gider planınızda primler sabit kalem olarak yer almalı; ödeyemeyeceğiniz bir poliçe, ilk zorlukta iptal edildiğinde hiçbir işe yaramaz. Nakit akışınızı henüz oturtmadıysanız, sıfırdan bütçe kurma ve acil durum fonu adımlarını sigortadan önce halletmek daha sağlıklıdır.
Sağlıkta amaç, ayakta tedavideki her muayeneyi karşılatmak değil; ciddi hastalık ve ameliyat masraflarını sınırlamaktır. Poliçeyi incelerken şu kalemlere bakın:
Primi düşürmek istiyorsanız, kapsamı kısmak yerine katılım payını yükseltmek genellikle daha akıllı bir tercihtir: küçük masrafları siz karşılarsınız, büyük olan sigortada kalır.
Basit kural: sizin gelirinize bağımlı biri yoksa hayat sigortasına ihtiyacınız yoktur. Bağımlı varsa, ihtiyaç tutarını kabaca şöyle hesaplayabilirsiniz:
(Yıllık net geliriniz × ailenin toparlanması için gereken yıl sayısı) + kalan borçlar (konut kredisi dahil) + çocukların eğitim masrafı − mevcut birikim ve yatırımlar.
Ürün tarafında iki temel yapı vardır. Süreli (risk) hayat sigortası belirli bir dönemi kapsar, primi düşüktür, birikim biriktirmez. Birikimli ürünler koruma ile yatırımı birleştirir; maliyeti yüksektir ve getirisi genellikle şeffaf değildir. Çoğu kişi için mantıklı olan, korumayı süreli poliçeyle almak ve yatırımı ayrı yürütmektir. Emeklilik hedefinizi de bu ayrımla, başlangıç seviyesinde yatırım ve emeklilik planı başlıkları altında ayrıca ele almanız daha net sonuç verir.
Kredi çekerken önerilen hayat poliçelerinde de aynı mantık geçerli: teminat, borcun bakiyesini karşılamaya yetiyor mu, prim gereksiz yere şişirilmiş mi?
Eviniz, çoğu bütçede en büyük varlıktır. Zorunlu deprem sigortası genellikle bina bedelinin tamamını karşılamaz; bu yüzden yapı ve eşya için ek konut poliçesi düşünmek yerinde olur. Poliçede şunlara dikkat edin:
| Kalem | Ne kontrol edilmeli? |
|---|---|
| Bina bedeli | Yeniden inşa maliyetine göre belirlenmiş mi (arsa değeri hariç)? |
| Eşya bedeli | Evdeki eşyanın gerçek yenileme değerine yakın mı? |
| Eksik sigorta | Bedel düşük yazılırsa hasarda oranlı ödeme yapılır; bu tuzağa dikkat. |
| Ek teminatlar | Su basması, cam kırılması, komşuya verilen zarar, kiracı sorumluluğu. |
| Muafiyet | Hangi tutarın altındaki hasar ödenmiyor? |
Araç sahibiyseniz zorunlu trafik sigortası dışındaki kasko kararını aracın değeriyle ölçün: değeri düşük bir araçta yüksek primli tam kasko yerine sınırlı teminatlar yeterli olabilir.